kotex tampon son kullanma tarihi

June 13, 2022, 5:38 PM · 5 min read. AP. A tampon shortage is putting a strain on consumers across the country, an outgrowth of the same forces vexing the global economy - from soaring raw Tüketiciler son kullanma tarihi için ilaç ambalajını kontrol ederek bir ilacın raf ömrünü görebilir. Raf ömrünü geçen ilaçlar etkisiz ve hatta zararlı olabilir. İlaç üreticilerinin ve bazı sağlık kuruluşlarının standart tavsiyesi, ilaçların ambalaj üzerinde yazılı olan son kullanma tarihinden sonra imha edilmesidir. Stage Three: Bargaining. Welp, I went to the bathroom to change my Civil War bandages and then had to poop. The process has resulted in my tampon shooting out of my vagina. I don’t even have a finger in the dyke and we aren’t supposed to flush tampons because they are bad for the plumbing. KotexHakkında. Kotex markası, Kimberly-Clark şirketine ait bir hijyenik ped ve tampon markası olarak hizmet vermektedir. Kuruluş tarihi 1920'li yıllara dayanan Kotex, ABD kökenli bir marka olup, dünyanın dört bir yanında en çok tercih edilen günlük ped markalarından biri olarak bilinmektedir. Dünyada olduğu gibi Kotex Ifa tampon is not removed, it can lead to a problem known as toxic shock syndrome, which is a rare but dangerous bacterial infection. If you suspect that you may have toxic shock syndrome it is important to seek medical care immediately. Symptoms of TSS include dizziness, high fever, headache, muscle ache, and a sunburn-like rash. Site De Rencontre Maghrebin En France Gratuit. ABD, Ortadoğu’yu ve Kuzey Afrika’yı yeniden düzenliyor…Birinci Dünya Savaşı sonrasında İngiliz ve Fransız cetvelleri ile çizilen sınırlar değişiyor…Görülen o ki, mevcut sınırlar kalkacak, etnik ve mezhepsel kimlikler üzerinden yeni sınırlar çizilecek!\n***\nEşzamanlı ve eşdeğerli üç hedef görünüyor1 İsrail devletinin varlığını güvenceye Petrol üretimini Küresel tehdit iddiasıyla ortaya çıkan Radikal Siyasal İslam akımlarını engellemek.\n***\nElbette bu proje, “zamanın ruhuna uygun” etiketlerle sunuluyor“Demokratikleşme”…“İnsan hakları”…“Terörle mücadele”…“Kitle İmha Silahlarına” karşı kampanya…“Halkını katleden diktatörlere karşı” müdahale…\n***\nZaman zaman Suudi Arabistan, BAE gibi diktatörlüklerin de, bu sözde “Demokrasi” savaşında “demokrasi güçlerinden yana tavır koyması” ya da Mısır’da olduğu gibi, “demokrasi adına darbe yapanların halkı katletmeleri” tarzında gariplikler görülüyor ve taraflarla amaçlar birbirine karışıyor ama, artık “Olacak o kadar”!\n***\nOrtadoğu ve Kuzey Afrika’da neler olup bittiğini ve bu olaylar sırasında ABD ile Türkiye’nin rollerini, “son kullanma tarihi geçen” liderlere neler olduğunu merak edenler, benim “ABD’nin Siyasal İslamla Dansı” adlı kitabıma bakabilir.\n***\nBütün bu süreç içinde Türkiye, ne yazık ki “Kendi ayağına kurşun sıkan” bir devlet konumunda olduIrak’ta, Saddam’ın devrilmesine destek verdi; Ortadoğu’yu istikrarsızlaştırdı, Güney sınırının bir bölümü üzerindeki denetimini yitirdi ve PKK terörünü önce Esad’la kanka oldu, onu güçlendirdi, sonra Suriye politikasını, yanlış olarak tek kişiye indirgedi; Esad karşıtlığına dönüştürdü…Böylece Güney sınırının geri kalan bölümünü de, hem İslam adına terör yapan örgütlerin hem de kimlik savaşı veren Kürtlerin savaş alanı haline bunlar yetmiyormuş gibiIrak’taki siyasal çekişmelerde, Suriye’deki sıcak savaşta ve Mısır’daki kardeş katliamında taraf oldu…Ülkenin güvenliğini, güvenilirliğini, prestijini, gücünü, hem müttefikleri hem de muarızları nezdinde erozyona sonra ne olacağını görmek için benim “Dans” kitabıma tekrar bakabilirsiniz!\n Siirt'te gıda denetimi yapan ekiplerin, bir işletmede ele geçirdiği son kullanma tarihi geçmiş 4 ton 720 kilo tavuk eti imha edildi. İşletmeye 27 bin 306 TL ceza kesildi. Abone Ol Haber Merkezi 20 Şubat 2021, 1935 Son Güncelleme 20 Şubat 2021, 1935 DHA Tarihi geçmiş 4 ton 720 kilo tavuk eti imha edildi. Siirt Valiliği'nden yapılan açıklamada 155 Polis İmdat Hattı'na gelen ihbar üzerine Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekiplerinin bir iş yerinde yaptığı denetimde son kullanma tarihi geçmiş 4 ton 720 kilo tavuk etine el konulduğu belirtildi. DHA Açıklamada, insan sağlığı için risk teşkil eden ürünlerin ekiplerin nezaretinde imha edildiği ve işletmeye 27 bin 306 TL para cezası kesildiği ifade edildi. GÜNDEM Siirt merkezli 2 ilde tefeci operasyonu 4 kişi gözaltına alındı Dünya Sağlık Örgütü DSÖ ve Türk hekimlerin tavsiye etmemesine rağmen "Favipiravir" etken maddeli ilacın Türkiye'de hâlâ Covid-19 tedavisinde kullanılmasına Türk Tabipleri Birliği TTB ve halk sağlığı uzmanları tepki gösterdi. Samsun'da son kullanım tarihi geçmiş Favipiravir ilacının etiketleri değiştirilerek Covid-19 tedavisinde kullanıldığı yönündeki iddialar Temmuz ayında sosyal medya ve basına yansımıştı. Bu yöndeki iddialar üzerine Türkiye Tıbbi İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu TİTCK Temmuz ayında yaptığı yazılı bir açıklamayla son kullanma tarihi geçmiş ilaçların hastalara verildiğine dair iddiaların "gerçeği yansıtmadığını" belirtmiş, kamuoyuyla "İlaçların stabilite çalışmaları uzun zaman almaktadır. Çalışmaların sonucuna göre son kullanma tarihlerinin güncellenmesi rutin bir işlemdir. Yeni tarihler; kurumumuzun bilgisi ve onayıyla firmalar tarafından ilaçlara etiket yapıştırılmak suretiyle güncellenmiştir" bilgisini paylaşmıştı. TİTCK'nın bu açıklamasına karşın son kullanma tarihi geçmiş ilaçların halen kullanıldığına ilişkin şikayetlerin arkası kesilmedi. TTB hem doktorlardan hem de hastalardan gelen şikayetleri inceledikten sonra bu ilaçların Covid-19 testi pozitif çıkmayanlarda dahi yaygın olarak kullanıldığını belirledi. "Ellerindeki ilaçları eritmeye çalışıyorlar" TTB Merkez Konseyi İkinci Başkanı Dr. Ali İhsan Ökten DW Türkçe'ye yaptıkları incelemeler ve ulaştıkları sonuçlar hakkında bilgi verdi. Ökten şunları söyledi "Favipiravir etken maddeli ilaçlar kullanım tarihi geçmiş ve gereksiz bir şekilde hastalara veya hasta olmayanlara veriliyor. Benim çalıştığım hastanede bu ilaçlar bir sepet içine konulmuş, test yaptırmaya gelenlere bile daha test sonucu alınmadan veriliyor. İlacın kutusundaki etikette son kullanım tarihinin Haziran 2022 olduğunu okudum. Bir keresinde içindeki tabletlerde Nisan 2021 basılıydı. Bakanlığın elinde çok fazla bu ilaçlar var ki, onu eritmeye çalışıyorlar. Böylesi bir kullanımı doğru bulmuyoruz." "Covid-19 tedavisinde etkili değil" Favipiravir'in Covid-19 tedavisinde etkili olmadığının Dünya Sağlık Örgütü tarafından duyurulduğunu hatırlatan Ökten'e göre Sağlık Bakanlığı'nın salgınla mücadelede sorunları büyütmemesi için bu ilacın kullanımını acil olarak kullanımdan kaldırması gerekiyor. Ökten, Sağlık Bakanlığı'na bu konuda yaptıkları çağrıyı şöyle dile getirdi "Sağlık Bakanlığı teste gelen her hastaya bu ilaçların verilmesi için hekimleri zorluyor. Hekimler de bakanlıktan gelen yazıya istinaden bu ilaçları vermek zorunda kalıyorlar. Favipiravir'in Covid-19 tedavisinde olumlu bir etkisi yoktur ve kullanımdan kaldırılmalıdır. Tarihi geçmiş ilaçların kullanımını önermek zaten başlı başına çok ciddi bir sağlık sorunudur." "Gereksiz kullanım vücutta sıkıntıya yol açabilir" Bursa Uludağ Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Kayıhan Pala da kullanım tarihi geçmiş Favipiravir etken maddeli ilaçların Covid-19 şüphelilerine ve hastalara verildiğini gözlemleyenlerden. Bu yöndeki gözlemini Twitter hesabından fotoğraflarla paylaşan Pala, Sağlık Bakanlığı'nın Favipiravir kullanımını sürdürerek halk sağlığının tehlikeye atıldığını belirtti. Pala DW Türkçe'ye yaptığı açıklamada, ilacın kullanımı ile ilgili gözlemlerini şu sözlerle dile getirdi "Sağlık Bakanlığı'nın daha önce kullanılan Hidroksiklorokin ilacında olduğu gibi, bu kadar kanıt ortadayken bir an önce Favipiravir kullanmaktan da vazgeçmesi gerekir. Ancak halen PCR pozitif olanlara filyasyon ekipleri aracılığıyla bu ilaç dağıtılıyor. Üstelik ilacın son kullanma tarihinin geçmiş olduğu anlaşılıyor. Bakanlık, kendi kararıyla son kullanma tarihi geçmiş olan yerin üstüne yeni bir etiket yapıştırarak son kullanma tarihini daha ileriye almış gibi görünüyor. Ama hem ilacın etkisiz olması hem de son kullanım tarihinin geçmiş olması yurttaşların kafasında çok ciddi sorulara yol açıyor. Üstelik bu ilacın gereksiz olduğu halde kullanılması yüzünden bu ilacın vücutta bazı sıkıntılara yol açma potansiyeli de olabilir."Bursa Uludağ Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Kayıhan PalaFotoğraf Privat Pala, etiketlerin güncellendiğine ilişkin yapılan resmî açıklamaların da tatmin edici olmadığını söyledi. Bir ilacın son kullanma tarihinin daha ileri tarihe alınmasının üzerinde dikkatle durulması gereken bir karar olduğunu anlatan Pala "Böyle bir karar varsa o ilaçların paketlenmeden, ambalajlanmadan bu kararın verilip, ambalajların üzerine doğru tarihlerin yazılması gerekir. Yoksa son kullanma tarihlerinin üstüne etiket yapıştırarak son kullanma tarihini ileri bir tarihe almak kimsede güven uyandırmaz" uyarısında bulundu. "Salgın yönetiminde yanlışlar sürüyor" TTB ve halk sağlığı uzmanları hükümetin salgınla mücadelesinde yanlışların da sürdüğünü belirtiyor. TTB Merkez Konseyi İkinci Başkanı Dr. Ali İhsan Ökten, Türkiye'de görülmeye başlayan Mu varyantı konusunda da Sağlık Bakanlığı'nın "şeffaf açıklamalar" yapmadığını savunurken, "Gerçekleri yine gizleyecekler. Ortada. Toplumsal bağışıklığı sağlayabilmek için toplumun yüzde 85'ini aşılayamadık. Aşılamanın hızlanması şart" değerlendirmesini Merkez Konseyi İkinci Başkanı Dr. Ali İhsan ÖktenFotoğraf Privat "Pandeminin başından beri veri gizleyen Sağlık Bakanlığı, aşı olayında da bizimle veri paylaşmıyor" diyen Ökten, Sağlık Bakanlığı'nı şu sözlerle eleştirdi "Aşılama sürecine geç başladığımızı kamuoyuyla paylaşmıyorlar. Normalleşmeye hep yanlış dönemlerde geçildi. Önlemlerin zamanında alınmaması bize hep vaka ve ölümlerde artış olarak geri dönüyor." Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre Eylül ayının ilk haftasında artan Covid-19 vaka ve ölüm oranları durumun ciddiyetini açıkça ortaya koyuyor. Eylül ayının ilk altı gününde yaşamını yitirenlerin sayısı 1667 oldu. Bu sayı Temmuz ayı boyunca kaydedilen 1600 vefattan fazla olması açısından dikkat çekiyor. 1 Temmuz'da 5 bin 288 olan günlük vaka sayısı 6 Eylül itibariyle dört kat artarak 20 bin 962'yi buldu. TTB, bu tablonun ortaya çıkmasını "aşılama hızının" düşmesine bağlıyor. Prof. Kayıhan Pala da Türkiye'de aşılı nüfusun yüzde 40 civarında olduğunu anlatırken "Bu, çok düşük bir oran ama özellikle endişe verici varyantların varlığı tek başına aşının da yetmediğini ortaya koyuyor. Bir yandan tam aşılı yurttaşlarımızın oranını artırırken diğer yandan da diğer halk sağlığı önlemlerini almamız gerekir" uyarısında bulundu. Pala bu önlemleri "fiziksel mesafeye uyum, maske takmak, kalabalık ortamlardan elverdiğince sakınmak, kalabalık ortamlarda kalınacak ise havalandırmayı düzgün bir hale getirmek ve özellikle el yıkamak başta olmak üzere hijyene dikkat etmek" olarak sıraladı. Bu konularda ciddi adımlar atılmadığı için salgının henüz baskılanamadığını belirten Pala, Türkiye'de Covid-19 tablosunun daha da kötüleşebileceği öngörüsünde bulundu "Son bir haftalık yeni olgu görülme sıklığına baktığımızda; Türkiye çapında yüz binde 100'ün üzerinde. Bazı illerde yüz binde 300- 500'ün hatta 600'ün üzerinde insidans hızı görüyoruz. Bu da halen Türkiye'de salgının çok ciddi bir şekilde etkili olduğunu gösteriyor. Şimdi okulların açılması ve okullar açılmadan önce alınması gereken önlemlerin büyük bir bölümünün maalesef alınmaması yüzünden önümüzdeki haftalardan itibaren olgu sayılarında bir artışın karşımıza çıkması şaşırtıcı olmayacaktır. Bu aynı zamanda hastaneye yatışlar, yoğun bakım ihtiyacı ve ölümler açısından da yeni sıkıntıları karşımıza getirebilir." Hilal Köylü / Ankara © Deutsche Welle Türkçe ANKARA - CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Muammer Güler'e "Eylemlere müdahale sırasında son kullanma tarihi geçen gazlar kullanılmış mıdır? Emniyet teşkilatında son kullanma tarihi geçen gazlar ne yapılmaktadır?" diye sordu. TBMM Başkanlığı'na Bakan Güler'in yazılı cevaplaması istemiyle bir soru önergesi veren Tanrıkulu, "29 Mayıs 2013 tarihinde Taksim Gezi Parkının yıkılıp yerine Topçu Kışlasının kopyasının inşa edileceği gerekçesi ile duyarlı vatandaşların başlattığı ve tamamen anayasal ve demokratik bir hak olan protestolar ne yazık ki hükümetin katıcop-sıvıtazyikli su-gazbiber gazı hali ile karşılık bulmuştur. Tüm yurtta bu olaya tepki için başlatılan gösteriler yine polisin sert ve orantısız güç kullanması ile devam etmiştir" diyerek şu konularda bilgi istedi "Eylemlere müdahale sırasında son kullanma tarihi geçen gazlar kullanılmış mıdır? Emniyet teşkilatında son kullanma tarihi geçen gazlar ne yapılmaktadır? İstanbul, Ankara ve İzmir’e diğer şehirlerden takviye polis getirtilmiş midir? Getirtilmiş ise hangi şehirlerden, kaç polis getirtilmiştir? Eylemlerde TOMA’lardan sıkılan tazyikli suların içinde kimyasal madde kullanılmış mıdır? Kullanılmış ise bu maddeler nelerdir? Polis helikopterlerinden eylemcilerin üzerine gaz bombaları atılmış mıdır? Eylemcilere müdahale etmek istemeyen Emniyet görevlileri var mıdır? Olaylar sırasında emre itaatsizlik eden polis sayısı nedir? İzmir’de elinde sopalar bulunan ve polisle birlikte hareket eden sivil giyimli kişiler kimlerdir? Polisle hareket etme yetkisini kimden almışlardır? Ankara’da metro istasyonu havalandırmasından gaz sıkılmış mıdır? Sosyal medyada yer alan görüntülerde gözaltına alınan eylemcilere şiddet uygulayan ve insanların evlerine taş, cop, gaz bombası atan, işyerlerini tahrip eden polisler hakkında soruşturma açılmış mıdır? Açılmış ise soruşturma açılan polis sayısı nedir? Eylemcilerin nüfus cüzdanları ve ehliyetlerine el konulup bırakıldıkları iddiaları doğru mudur? Bu uygulama neden yapılmıştır? Eylemcilerin fişlendikleri iddiaları doğru mudur? Gözaltına alınan eylemcilerin ekip araçlarında, karakollarda, sokakta işkence ve kötü muamele gördükleri iddiaları doğru mudur? Gözaltına alınan kaç gösterici kötü muameleden şikayetçi olmuştur? Gözaltına alınan eylemcilerle görüşmek isteyen avukatlara izin verilmediği iddiaları doğru mudur? Polisin orantısız güç kullanımını belgeleyen MOBESE kameralarının çalışmadığı iddiaları doğru mudur? Olaylar esnasında kayıtta olan MOBESE kamerası sayısı nedir? Emniyet teşkilatı tarafından eylemcileri sosyal medya üzerinden takip eden ve fişleyen bir ekip kurduğu iddiaları doğru mudur?" Federasyonun davetiyle milli maçı izlemek için bir grup arkadaşımızla 2 günlüğüne Amsterdam'a gittik. Tabii gidiş benim için çileydi. Hazırladğım çantayı en az 50 kere kontrol ettim. Diş macununa kadar özen gösterirken bir gazetecinin yapmaması gereken en büyük hatayı yapıp telefonumu unuttum! Uçağa bindiğimde fark ettim ama artık çok geçti. Çok canım sıkılmıştı. Yapacak bir şey yoktu. "Daha kötüsünü yapıp pasaportu unutabilirdim" diyerek kendi kendimi sakinleştirdim... Eve döndüğümde ilk iş telefonu alıp bakmaktı. Mesajlar arasında KEL DOSTUMUN Hollanda'da otel odasında yazdığım bir yazıya gönderdiği tebriği gördüm... Ama cevap yazacakken telefonu çaldırdı. Korktum. " bu adamın evimin içinde de gözleri var" diye düşündüm. "Tam sana cevap yazıyordum" diye savunma yapacaktım ki "biliyorum biliyorum" demez mi! Ne diyeceğimi şaşırdım. Yutkundum. Hafiften terlemeye başlamıştım ki söze girdi Önemli şeyler oluyor... Top ayağıma gelmişti. Kaçmazdı. Vakit kaybetmeden sordum Afyonkarahisar'da ne oldu? Afyon'a geliriz... Ama içerisi biraz karışık... Hayırdır! PKK ile uğraşıyoruz. E işiniz bu değil mi zaten? Gırgırı bırak! Gerçekten nedir bu saldırılar? TAK diye önceden çok kere yazdığın birim ayakta. Bu adamlar sabotaj konusunda özel eğitimli. Gaziantep'teki saldırının arkasında bunlar var. PKK'nın bilmediğini de düşünmüyor değilim. PKK'dan tamamen bağımsız mı bunlar? Ve kim eğitiyor? PKK'nın haberi olmaz bunlardan. Hatırla Karayılan görüştüğü bir gazeteci aracılığıyla "zeytin dalı" uzatırken, birileri gelip saldırmıştı. Bu TAK ve arkası çok karışık. Kim bunlar peki? Yıllar önce ABD bölgeden topladığı binlerce KÜRT'ü GUAM ADASI'na götürmüştü. Orada eğitim alan birçok kişi bugün hem Kuzey Irak'ta hem Bağdat'ta etkili görevlerde. Önce yetiştirdiler, sonra da altlarına koltuk verdiler. Şimdi oradaki ekip saldırıyor. Hem dağda hem şehirlerde korku salmak istiyorlar. Siz ne yapıyorsunuz? İnan bana herkes PKK'nın arkasında. Bizim yanımızda olan bir Allah'ın kulu yok. Adı Türk olan basın bile yanımızda değil. Daha ne olsun! Ama büyük efor sarfediyoruz. Çok şükür bilinmeyen yüzlerce felaketi önledik. Enselerindeyiz. Bu örgütte bir çöküntüye neden olmuyor mu? Açıklamasalar da oluyor. Senin de sık sık yazdığın gibi Ankara'da artık başka bir devlet var. PKK ve arkasındaki BARONLARIN planlarını biliyoruz. Açıkla biz de bilelim! PKK yakında son kullanma tarihini doldurur. Sonra? Önceden biz günlük plan yapardık devlet olarak. Şimdi büyük düşünüp büyük oynuyoruz. Adamları birkaç yıla kadar ülkede SELEFİ bir terör dalgası oluşturmak için düğmeye bastı. Niye Selefi? Erdoğan'ı bir türlü götüremeyince şimdiki planları bu! "AK Parti geldi İslami terör azdı" dedirtmek için... PKK ile yıpratıp bu yeni tabelayla sonuç almak istiyorlar. Bosna'dan, Çeçenistan'dan, Mısır'dan çok adam sızdı. Zaten bazı Doğulu vekiller bunun sinyalini verdi bile... Takipteyiz... Bunların Türkiye'ye değil de ABD ve İsrail'e karşı olması gerekmez mi? Hizbullah bile göstermelik! İsrail'le doğru dürüst mücadele ettikleri yok. Filistin Kurtuluş Örgütü'nü bitirmek için kuruldu. Görevini yaptı. O kadar! Yani onlara karşı savaşmazlar. Adamlar elleriyle kurduğu yapının kendilerine zarar vermesini ister mi! Neden böyle? Halk "istikrar" diyor ve istiyor. Bunu bozmak için... Mesela... Genelkurmay Başkanı Özel'e yapılan saldırıları görmüyor musun? Tarihte bu kadar hedef olan başka bir Paşa yok. "İstifa et" diye bastırıyorlar. Amaç onu göreve getiren hükümeti zora sokmak. Oyun bu. Yahu her PKK saldırısında asker istifa etseydi orduda paşa kalmazdı. Geçmişte hiç askere ağzını açmayanlar şimdi Özel Paşa'yı topa tutuyor! Afyonkarahisar'da ne oldu? Araştırmalar sürüyor. Rütbeli rütbesiz herkes mercek altında! Rütbeliler de mi? Genelkurmay'da küçük ama etkili bir grup her gün ABD'ye not geçiyor. Bunlar kendilerine akan istihbaratı çok iyi kullanıp rapor haline getirip ABD'ye yolluyor. Daha sonra da CIA bunların tam tersini "istihbarat paylaşımı adı altında" bize yolluyor. Bizim onlara gönderdiğimizi PAKETLEYİP geri gönderiyorlar... Özel Paşa'yı içeride istemeyenler var. Büyük Türkiye'yi kabul etmeyen bu grup içeride koalisyon, kaos ve kriz olsun istiyor. Tabi bunlar da emirleri BARONLARDAN alırlar! Bu yüzden rütbeliler de mi araştırılıyor? Geçen gün yazdın. Kırıkkale'deki mühimmat fabrikası havaya uçuruldu bu ülkede. Bilerek isteyerek. PKK'ya G-3 silahları gönderildi. Kim yaptı bunları? Topkapı'dan MEKAP, Ayazağa'dan ... sabunu gitti. Devlet bunları biliyor ve gereğini yapıyor. Mesela düne kadar Irak'ta ABD silah depoları soyulurdu. Ya kim ABD deposunu soyabilir! Akıl var mantık var. PKK'ya silah gidecek ya kılıf lazım... Demem o ki Özel Paşa'yı zora sokmak isteyen birileri var. Hem de içeride. Zaten bir Paşa, bir de Fidan hedefte... Türkiye için çalışmaya gör. Taş uzaktan gelmez. TAK işine dönersek... Birçok BATILI özel şirket bunlara Irak'ta ders veriyor. Psikoloji dahil... Zaten KCK da bu çalışmanın bir ürünü! Tam zamanında önledik. Amaçları terörle istikrarsızlaştırıp AK Parti'yi Doğu'dan atmak. Böylece Erdoğan'a oy veren kesimin Kürt partisine yönelmesini sağlamak. Bu olunca karşındaki adam güçlenir ve masaya oturmak zorunda kalırsın! İyi bir mesaj ver desem! Yeni Türkiye kazanacak. Zaten başka bir şansımız yok. Oyunu alıştıkları kuralların dışında oynuyoruz. İki yıla kalmaz ülke uçar. Bunu bir yere not et. Dediklerim çıkarsa bir yemeğini yerim. NOT Haşimi hakkında idam kararı çıktığını duyunca kısa bir mesajla bunun anlamını sordum. Dostum "Haşimi, Türk istihbaratına çalışan bir Türkiye sevdalısı. Hakkında böyle bir karar vermeleri bizi şaşırtmadı. Önceki hükümetler olsa hemen teslim ederdi. Bu örnek bile Ankara'daki gücü göstermeye yeter de artar bile... Bir de o kararın ABD'nin isteği olmadan çıkmayacağının bilinmesi lazım! Yasal Uyarı Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın. Kara kutu 11 Ağustos 2022, Perşembe SIK sık İKİ EKOL'ü buraya taşımaya gayret ediyorum. Dünya üzerindeki mücadelenin tarihi ve kökeni itibariyle değişen... KORİ-DOOR 10 Ağustos 2022, Çarşamba GAZETECİ olsanız da her şeyi yazmak kolay değil. Elinizde kalem olması bazen hiçbir şeyi değiştirmiyor. İklimin... Yeraltı 09 Ağustos 2022, Salı İSTANBUL'A döndük... Ortalık fena halde karışmış. Gücü olan cebindeki kartı çıkarıp masaya koyuyor. Kavga sert... ABE-D 09 Temmuz 2022, Cumartesi ÇOK değişik bir zaman diliminden geçiyoruz. Daha dün "ÇOK SÜRPRİZ OLAYLAR YAŞAYACAĞIZ" diye not düştüm. KÜRESEL... John-son 08 Temmuz 2022, Cuma İÇERİDE yaşanan küçük ancak iz bırakan olaylara dışarıdan bakılması gerektiğini düşünüyorum. Yazıyorum da... Aksi...

kotex tampon son kullanma tarihi